5 Şubat 2013 Salı

Bakara Sûresi 89-91



Bismillâhirrahmânirrahîm
Onlara, Allah tarafından, ellerindeki Tevrat’ı tasdik eden
bir kitap gönderildiği zaman.
Daha önce kâfirlere karşı zafer kazanmak için
“ahir zaman Peygamberi hakkı için” diye dua ettikleri halde.
Evet o tanıyıp bekledikleri Peygamber kendilerine gelince,
onu inkâr ettiler.
O sebeple, Allah’ın lâneti de kâfirlerin boynuna olsun!
Ne kötü o, karşılığında kendilerini sattıkları şey ki,
Allah’ın kullarından dilediği birine kendi lütfundan
vahiy indirmesini kıskanarak,
Allah ne indirdiyse hepsini inkâr ettiler de
gazap üstüne gazaba uğradılar!
Kâfirler için zelil ve perişan eden bir azap da vardır.
Onlara: “Allah’ın indirdiği bu Kur’ân’a da iman edin” denildiği vakit:
“Biz sadece bize indirilene inanırız” derler.
Kur’ân, ellerindeki Tevratı tasdik eden hak kitap olmasına rağmen,
kendi kitaplarından başkasını inkâr ederler. Onlara de ki:
“Size gönderilen Tevrat’a inanma iddianızda samimi iseniz,
peki ne diye daha önce, Allahın nebîlerini öldürüyordunuz?
Bakara Sûresi 89-91

Mâide Sûresi 12


Bismillâhirrahmânirrahîm
Allah İsrail oğullarından kesin söz aldı.
Biz onlardan (on iki boydan her birinden bir kefil olmak üzere)
on iki de kefil tayin etmiştik. Allah buyurdu ki:
“İyi bilin ki Ben sizinle beraberim.
Eğer siz namazı dikkatli bir şekilde tamtamına eda eder,
zekâtı verir, resullerime iman eder, onlara sahip çıkar,
Allah rızası için gerekli yerlere harcayarak
Allah’a güzel bir tarzda ödünç verirseniz,
Ben elbette sizin kusurlarınızı örter ve elbette sizi
içinden ırmaklar akan cennete yerleştiririm.
Ama kim bundan sonra nankörlük edip küfre saparsa,
doğru yoldan sapmış, kendini zayi etmiş olur.”
Mâide Sûresi 12

Hadîs-i Şerif (Müslim, İman 80)


İbnu Mes'ud (ra) anlatıyor: Rasulullah (sav) şöyle buyurdu:
“Benden önce ALLAH'ın gönderdiği her peygamberin mutlaka ümmetinden havarileri ve arkadaşları olmuştur.
Bunlar onun sünnetiyle amel ederler, emirlerini de yerine getirirlerdi. Sonra, bu peygamberlerin ardından öylesine kötüler zuhur etmişti ki, yapmadıklarını söyleyip, kendilerine emredilmeyeni de yapmışlardır. Kim bu güruhla eliyle mücahede ederse mü'mindir. Kim onunla diliyle mücahede ederse o da mü'minedir.
Kim de onlarla kalbiyle mücahede ederse o da mü'mindir.
Bunun gerisinde, artık zerre miktar iman yoktur."
Hadîs-i Şerif (Müslim, İman 80)

Bakara Sûresi 40-48


Bismillâhirrahmânirrahîm
Ey İsrail’in evlatları!
Hatırlayın ve düşünün size ihsan ettiğim nimetimi.
Bana verdiğiniz sözü yerine getirin ki Ben de size karşı
ahdimi yerine getireyim ve yalnız Ben’den korkun!
Sizin yanınızda bulunan Tevratı tasdik etmek üzere indirdiğim Kur’ân’a iman edin, onu inkâr edenlerin başını siz çekmeyin. Âyetlerimi az bir fiatla, yani dünya menfaati karşılığında satmayın. Asıl Bana karşı gelmekten sakının!
Hakkı batıla karıştırmayın, bile bile gerçeği gizlemeyin.
Hem namazı tam kılın, zekâtı verin,
rükû edenlerle beraber siz de namaz kılın.
Halka iyiliği emredip kendinizi unutuyor musunuz yoksa?
Halbuki siz Tevratı okuyup duruyorsunuz.
Artık aklınızı başınıza almayacak mısınız?
Sabır göstererek, namazı vesile ederek Allah’tan yardım dileyin. Gerçi bu çok zor bir iştir, fakat içi saygı ile ürperenlere değil.
İçi saygı dolu olan bu müminler, Rab’lerine kavuşacaklarını
ve O’na döneceklerini iyi bilirler.
Ey İsrail’in evlatları! Size ihsan ettiğim nimetimi ve vaktiyle sizin atalarınızı diğer insanlara üstün kıldığımı hatırlayın.
Öyle bir günden sakının ki o gün hiç kimse başkasının yerine birşey ödeyemez, kimseden şefaat kabul edilmez, hiç kimseden fidye alınmaz, hem onlara yardım da edilmez.
Bakara Sûresi 40-48

Bakara Sûresi 49-54

Bismillâhirrahmânirrahîm

Hem sizi en feci işkencelere uğrattıkları zaman
Firavun’un adamlarından kurtardığımızı da hatırlayın.
Onlar sizin dünyaya gelen erkek çocuklarınızı kesiyor,
kız çocuklarınızı ise kötülük için hayatta bırakıyorlardı.
İşte bunda size Rabbiniz tarafından çetin bir imtihan vardı.

Yine hatırlayın ki sizin geçmeniz için denizi yarmış, sizi kurtarıp,
siz bakıp dururken gözlerinizin önünde Firavun hanedanını boğmuştuk. Ve bir vakit Mûsâ’ya kırk gecelik bir süre ayırmıştık. Ama siz Mûsâ’nın ayrılmasından az sonra,
buzağıyı ilah edinip öz canınıza kıymıştınız.
Bundan sonra Biz sizi affettik ki şükredesiniz.
Mûsâ’ya Kitap ve Furkan’ı verdik, ta ki doğru yolda yürüyebilesiniz.
Mûsâ kavmine dedi ki: “Ey kavmim! Sizler buzağıya tutulmakla kendinize çok yazık ettiniz. Derhal Yaradanınıza tevbe edin! Nefsinizin kötü arzularını kesin! Allah yolunda kendinizi öldürün! Böyle yapmanız sizi Yaratan nezdinde daha hayırlıdır.”
Böylece Allah da sizin tövbelerinizi kabul etsin.
Çünkü o tövbeleri çok kabul eder, merhamet ve ihsanı boldur.
Bakara Sûresi 49-54

23 Mayıs 2012 Çarşamba

Şuarâ Sûresi 83-87



Bismillâhirrahmânirrahîm
Ya Rabbî! Bana hikmet ver ve beni hayırlı kulların arasına dâhil eyle!
Gelecek nesiller içinde iyi nam bırakmayı, hayırla anılmayı nasib eyle bana.
Naim cennetlerine vâris olanlardan eyle beni ya Rabbî.
Babamı da affet, ona tövbe ve iman nasib et.
Zira o yolunu şaşıranlar arasında.
İnsanların diriltilip bir araya toplandığı mahşer günü rüsvay eyleme beni ya Rabbî.
Şuarâ Sûresi 83-87

Mâide Sûresi 16


Bismillâhirrahmânirrahîm
Allah, rızasını gözetenleri onunla, selâmet yollarına eriştirir ve onları,
izni ile, karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Onları doğru yola iletir.
Mâide Sûresi 16

About This Blog

  © Blogger template resimliayetler by 2012

Back to TOP